1919’da yaşanan bir tam güneş tutulması, Einstein’in genel görelilik teorisini haklı çıkardı ve Alman bilim insanını büyük şöhrete kavuşturdu.

Güneş tutulmaları, çağlar boyunca savaşların ve imparatorlukların yıkılmasının işareti olarak görüldü. Gerçekte tabii ki durum bu değildi, sadece tam güneş tutulmalarının görüldüğünden daha sık savaş çıkartan ve sık sık imparatorlukların yıkılmasına tanıklık eden bir tür olduğumuz için bu olayları güneş tutulmalarına denk getirmek zor olmadı.
Daha sonra güneş tutulmalarının arkasındaki mekanizmayı öğrendik. 1919’daki deney ise genel görelilik teorisini kanıtlamasıyla öne çıktı. Batı Afrika’daki küçük bir adada, Arthur Eddington önderliğindeki bir grup maceracı bilim insanı, güneşin karardığı anlarda teleskoplarını gökyüzüne çevirdi.

Einstein ve Isaac Newton, Alman ve İngiliz olmalarından bağımsız olarak bilim alanında karşı karşıya geldiler. İki ülke, o zamana kadar tarihin en kanlı savaşında karşılıklı iki cephede yer almıştı. Newton ve Einstein’in durumu ise biraz daha farklı. Newton, döneminin -hatta belki de tarihin- en büyük bilim insanlarından biri. O’na göre ışık bir kütleye sahip değil ve daima doğrusal olarak hareket ediyor. Einstein bu görüşe doğrudan karşı çıkmasa da çok büyük kütlelerin uzay zamanı bükebileceğini söylüyordu. Haliyle ışık da çok büyük kütleli cisimlerin etrafında bükülebilirdi. Yeterince büyük kütleli en yakın cisim olan Güneş, yıldızlardan gelen ışığı bükecek güce sahipti.


Teorinin test edilmesi, normal şartlar altında oldukça güç olurdu. Yıldızlardan gelen ışıkları, Güneş’in güçlü ışıklarından ayırmak neredeyse imkansız derecede zor bir işlemdi. Bu yüzden de Güneş’in orada olduğu ancak ışıklarının Dünya’ya ulaşmadığı bir zaman seçildi. Güneş tutulması, bu deneme için ideal şartları sağlıyordu.

Eddington ve ekibi, birkaç yıldızın ışığını gözlemlemeyi başardı. Sonuç olarak Einstein haklıydı ve yıldızların ışığı, ufak bir miktar kayma yaşamıştı. Bu sonuçlar, Einstein’i olması gereken bilimsel yıldız konumuna yükseltti ve Alman bilim insanı o günden beri de bu unvanını koruyor.


Daha sonra yapılan denemelerde de Einstein tekrar tekrar doğrulandı. Bu ilk seferde ise, anlaşılması bile zor olan teori ilk kez gözle görülür şekilde doğrulandı ve genel olarak kabul gördü.