Tam 6 yıl oldu az önce...

Biraz önce yine kanadı adın geçince acım. Yine sahneme alkış almadan çıktı, o bir zamanlar çiçekleri güldüren nazlı sesin. Herkes göğsünün ortasında sevdiceğini uyuturken, göğsümün ortasına havan topu gibi düşmüştü yokluğun. Tam da bu saatlerde kırık camların üzerinde darp etmiştin beni, hatırladın mı? Paramparça olmuştum ama, o kırıcı cümlelerinden başkası batmamıştı bedenime.
Altı yıldır yokluğuna bolta atıyorum; kırıklarımın üstüne basıp, acıdı mı ki dediğin gönlümün acı dolu avlusunda. Kapatamadı gözlerim bir türlü, olay yerinde ölen gözlerinin dosyasını. Gökyüzüne açılan pencerem olmadı daha. Güneş vurmadı köşesinden ranzama, gün doğmadı, ay çıkmadı...


Sardırmadım yaralarımı.
Sardırmadım ki; unutmasın nefesin olmadan uyuyamayan yüreğimin, nefesinle boğulduğunu. Sardırmadım ki; canım dediğimin, canım çıkana kadar canımdan can aldığını anlatayım kesiklerimi soranlara. Masum bir çocuğu ağlarken gördüğümde, hasbihalimize konu olsun, can cağızım dediğimin nasıl can ağrım olduğu...